Hepimizin bildiği dünyanın korkulu rüyası Corona Pandemisini İstanbul’da geçirmiş bulunmaktayım. Her şey de olduğu gibi bunu da pandeminin bitimine en azından sakinlemesene doğru yazıyorum. Hepimiz sokaklarda maskeyle gezerken bir yeni hayatın içerisinde yer almak hayatın hem bir cilvesi hem de olması gereken buymuş gibi hissettiriyor bana. Anlatacağım.
Pandeminin hemen öncesinde işten ayrılmasaydım belki de çoğu şey çok daha farklı olacaktı. En azından pek çok şey. Corona illetinden haberdar olmadan şehri terkedip şehre giriş çıkışı yasaklamalarından bir gün önce İstanbul’a döndüm. Kendimi ait hissetmediğim evde kendi pandemime başlamışken bu genel pandemi sürecinde birçok savaş verdim. Bence müthiş bir şeydi.
Bu Corona illeti gibi önce kendi hayatım içerisinde fanustaki misali yaşıyordum. Sonra hastalığın ilk nüksettiği haldeki insanlar gibi hissettim. Bir şey var; anlamadığın. İçini huzursuz ediyor, nefes alamıyorsun, ciğerin sıkışıyor.
İkinci aşama; teşhisin konulması. Kendince tahmin ettiğin ama isimlendiremediğin durumu önce bilmem kaç milyon kişiyle sonra kendinle konuşma. Bu kısım daha çok zaman alıyor ve uzun iletişimle geçiyor.
Üçüncü aşama; hastalığın yükselişi ve doruk noktası. Dört bir taraftan gelen virüs misali tepkilere karşı ayakta durabilme. Burası en önemli kısım: yapamayacağım diyorsun başaramayacağım mutlu olamayacağım ama o ‘herkesin dediği’ noktayı geçince işte o doruk noktasına o zaman bir yumruk sallıyorsun. Tek başına kalacak olsan dahi dik durabildiğinde. Bir anda hafifliyor. Büyük bir fırtınadan sonra aradan güneşin yüzünü göstermesi gibi. Bu süreçte kendimi ait hissettiğim güneşin yüzünü bayaa bir gösterdiği evime geçtim. Bu, hastalıklardaki klasik moral önemli kavramını bana oldukça hissettirdi.
Dördüncü aşama; pandeminin gerilemesi. Sokağa çıkma yasakları, her yeni güne farklı sorunla uyanma, ortamın gerginliği vs gibi sorunlar azaldığında yeni hayatın adaptesi de kolaylaşıyor. Hala maskeyle dolaşıyoruz bu bir kural ama bu artık beni üzmesini istemediğim insanlara karşı koyduğum bir sosyal mesafe olarak bana geri dönüyor. Lütfen ‘Sosyal Mesafemizi Koruyalım’ diyorum onlara.
Ne müthiş bir öğreti! Birçok insanın canı yandı ama çok şey öğrendiler. Benim de çok canım yandı ama gerçekten çok şey öğrendim. Keşke olmasaydı tabi tüm bunlar ama olması gerekiyormuş sanırım. Hayatta bir çok pandemi çeşidi var; benim pandemim de bu Corona günlerinde buymuş işte.